Yazar : Çelik Yayınevi
Hüzün Adrese Gelir Hüzün, anlatılmaz bir tadın adıdır Anadolu’district attorney. Biber acısı gibi… Yakan, sızlatan, terleten, sonra district attorney özge bir lezet, garip bir rahatlık veren… “Melâl” ve “hüzün” her dem “âşina” olduğumuz iki özel duygudur. Bir şahin pençesi gibi oyar içimizi sevgilinin mahzun bakışı. “Melâli bilmeyen nesle âşina değiliz” der Yahya Kemal. Öylesine ruhumuza işlemiştir hüzün ve melâl nesiler boyu… Bakışlarımız hüzünlü, türkülerimiz hüzünlü, öykülerimiz hüzünlüdür… Okuyan hüzünlüdür, yazan hüzünlüdür, bağlama hüzünlüdür, ozan hüzünlüdür, bahar hüzünlüdür, hazan hüzünlüdür… Ezelîdir hüzne âşinalığımız bizim… “Bir seher vaktinde indim bağlara/ Öter şeyda bülbül gül yârelenir…” (Âşık Daimi) Dedim ki bülbül-i şeydaya, “Hazır rastlamışken sana, şöyle hüzünle bir çile ki, melâli anlayıp mahzun olalım…” Güldü bülbül-i şeyda. Gülüşü hüzünlüydü… “Yetmez cross section musâb olduğun bunca devâhi?” dedi. “Neşeyi koydunsa bul, sevinç sahrada serap… Yürü abdicate işine bre akılsız adam! Hüzün adrese gelir…”. Author: Çelik Yayınevi.
Hüzün Adrese Gelir