Ev - Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 PDF kitap ücretsiz indir

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 PDF kitap ücretsiz indir

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 PDF kitap ücretsiz indir

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 PDF kitap indir veya çevrimiçi dinle

Yazar :

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 PDF, FB2 kitap indir veya çevrimiçi dinle

  • Yazar:
  • Yayımcı:
  • Yayın tarihi:
  • kapak:
  • Dil:
  • ISBN-10:
  • ISBN-13:
  • boyutlar: Normal Boy
  • Ağırlık:
  • Ciltli:
  • Dizi:
  • sınıf:
  • Yaş:
  • Yazar:
  • Fiyat: 9,06 TL

Kitap eleştirileri

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245

tdesigner

O’ooo Euclides! It’s too Liquid. Alışılmış ressamlar baştan kontrollü giriyorlar işe. Tamamen önceden karar verilmiş bir anlaşmalı uzam kabuluyle paletlerini ellerine alıyorlar. Karşılarındaki çokça nesneden birisine bakıyorlar önce, resmediyorlar. Sonra diğerine, sonra ötekine ayrı ayrı odaklanıyorlar. Ama sonuçta oluşan durumda resim, tek bakışın ürünü gibi yansıtılıyor. Bu önceden karar verilmiş, deforme edilmiş bir uzam anlayışıdır. Halbuki göz hangi nesneye odaklandıysa ona göre diğer nesnelerin durumu her seferinde değişmektedir. Ressamın yaptığı bu görülenlerin ortalamasını yansıtmaktır. Uzlaşımsal yol arayan bu ressam, resimlerinde herşey oylunda gibi görünse de algılayışın gerçek hakkını asla vermiş olmaz. Ponty itiraz ediyor: “Ama algıyla temas ettiğimiz dünya kendisini öyle sunmuyor ki?” (1) Ponty gibi düşünen, algıların elle uzlaştırılmasıyla bulunan sonucu reddeden ressam bizim gözümüzde perspektif sorunsal içerisindedir ya da geometri bilmiyordur. “Hesap hataları var” deriz belki de ilk bakışta. Ama aslında bu ortalama bakış anlayışını reddeden ressam, her noktadaki duyumu tek duyuma dönderme bileşkesi arayan ressamdan daha çok algıyla senkron çalışmaktadır. Ve dahası, algısının ona söylediğiyle çelişmemektedir. Konumu, vücudu olmayan saf zihnin seyrinde bu farklı noktaların farklı algılanışı olmayacağından tek bir fotoğraf sahne oluşturmak olasıdır. Ama uzam dediğmiz şey homojen değildir, her boyutunda farklı değişikliklerin olması gerçektir, saf zihnin göreceği eşzamanlı şeyler ortamı değildir. Dolayısıyla ancak vücutsuz ve konumsuz bir ressamın gerçek algısının böyle olabileceği söylenebilir bu durumda. Gördüğümüz şeyi baktığımz yer ve ânın bilincinde kabullenen ve bunu yansıtan, ne geometri bilmediiğinden bunu yapacaktır, ne dikkat çekme derdindedir, ne de perspektife ya da klasik sanat anlayışına kabalık ediyordur. O gördüğüne sadık kalıyordur. “Teknik ölçüme kendini adamış ve nicelik aşkıyla yanıp tutuşan bir çağda kübist resim, zihnimizden çok gönlümüze seslenen bir alanda dünyayla insanın sarmaş dolaş oluşunu kendince sessiz sakin anlatmış sanki.” (2) Dışımızdaki her varlığı ancak vücudumuz üzerinden erişebiliyoruz; dışımızdaki her varlık da böylelikle insan özelliklerine bürünüp br ruh ve vücut karışımı haline geliyor. Uzamın artık nesneyi nasıl eğip bükebileceğini, yer değiştiren nesnenin bazen nasıl da değişebileceğini görüyoruz.(3) Nesnenin kendisiyle mutlak bir özdeşlik içinde olduğu iddiası, biçimle içeriğin ayrık olduğu iddiası gibi silikleşiyor. Bu yeni fizik bakışını artık kabullenenlerin Euclides’in katı çerçevesinin tuzla buz olduğunu artık kabul etmesinin zamanı çoktan gelmedi mi? Bunu fizikte ve psikolojide yavaş yavaş olduğu gibi artık her alanda kabul etmek zorunda değil miyiz?

2020-01-04 02:47

meliseflores

Bu kitap yıkıcı ve harika, gerçek bir düşündürücü. Şu alıntılara bir bakın: "Dil, sadece dünyanın harikasını ve görkemini açıklamanın yoluydu. Yapısızlaştırmak, İşten çıkarmak. İnsanlar dünyanın ne kadar güzel olduğu ile başa çıkamazlar. Nasıl açıklanamaz ve anlaşıldı ... Artık gerçek dünyada yaşamıyoruz. Bir semboller dünyasında yaşıyoruz. " “İnsanlar dünyayı güvenli ve organize bir yer haline getirmek için uzun yıllardır çalışıyordu. Kimse ne kadar sıkıcı olacağını fark etmiyordu. Belki de satın alabileceğiniz tür dışında kimse maceraya fazla yer bırakmamıştı. Bir roller coaster'da. Bir filmde. Yine de her zaman bu tür sahte heyecan olurdu. Biliyorsunuz dinozorlar gitmiyor Test izleyicileri büyük bir sahte felaket bile şansını geride bıraktılar ve gerçek bir felaket, gerçek risk olasılığı olmadığından, gerçek kurtuluş şansımız kalmadı, gerçek sevinç, gerçek heyecan. Sevinç. Bizi güvende tutan yasalar, bu aynı yasalar bizi can sıkıntısına mahkum ediyor.Gerçek kaosa erişim olmadan, asla gerçek barışımız olmayacak.Her şey kötüleşmedikçe, daha iyi olmayacak. Annenin ona söylediği şeyleri söylerdi. Geriye kalan sınır sadece maddi olmayan dünya. Diğer her şey çok sıkı dikiliyor. ''

2020-01-02 07:38

Kitap başlığı

Boyut

bağlantı

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 okumak itibaren EasyFiles

5.7 mb. indir kitap

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 indir itibaren OpenShare

5.3 mb. indir Bedava

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 indir itibaren WeUpload

4.5 mb. okumak kitap

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 indir itibaren LiquidFile

4.4 mb. indir

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 PDF, FB2 kitap indir veya çevrimiçi dinle

Kitap başlığı

Boyut

bağlantı

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 okumak içinde djvu

5.4 mb. indir DjVu

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 indir içinde pdf

5.3 mb. indir pdf

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 indir içinde odf

3.5 mb. indir ODF

Marketing Türkiye Dergisi Sayı: 245 indir içinde epub

4.6 mb. indir ePub

İlgili kitaplar